15 Aralık 2011 Perşembe

o değilde

beni neden bırakıyorsunuz bu kalabalıkta..eli tututşum sadece masumluğumdan oda sizden arta kalan sade bir tutam...gözlerimi kırpıştırmam güneşimi kapatayor..kirpiklerimin arasından sızanlarla yetiniyorum..birazdan açılmasına tersi bir hareketi yapacak, tam ortasına kapanıcak kapılar..yüzüme birer birer...suskunluğuma kapanıp,çenesizliğimin üzerinden sadece bır fısıltı misali çıkıyor cümlelerim,sonu yine suskunluğum yine dilimdeki kesikte bitiyor...beslesem diyorum içimdekini birden koparıp koparım izmaritlerini atıyorum hayatımın..paket paket avuçlarıma dolduruyorum tek bir lokmada tüketmek istiyorum nefes alışlarını..kıyısına uzanmak isteyen dalgalar misali bir arpa boyu uzatıyorum içimdekileri kıyına ve ne zaman tam ulaşsam solunun orta yerine fırtınalarına yenik düşüyorum...o değilde bugün bırakma elimi kalabalıkta...şarkılar çalsın sabaha oturalım karşılıklı  susalım dinleyelim..o değilde bugün uyanmayayım uyuyayım bir ömür seninle..güneş yaklaşmasın pencereme,çiçeklerimede su vermiyeyim..o değilde rüya bile olsa,ben seninle hep burda kalayımdad..

5 Aralık 2011 Pazartesi

ben-Kİ

sınırsızlığa uzanan o küçük eller..çatlakları derin işlemiş en için dibine..yabancı değil adımların uzaklaşıp giderkenki halleri..bana tanıdık birşey yok artık bu şehirde..kaçmak koşarcasına ama döne döne tilkiyi bulmak tavaf sırasında...yorgunum hemde çok nefes almak bile zor bu saatlerde..takatini doldurmuş yüreğim bir ağrıma sırasında gidişinki gibi...-ki gibi hallerim artık..dokundugumKİ, bıraktığınKİ,giderkenKİ,benKİ...ama ben ki ben artık değilimKİ..cümlelerim gecesine teslim soluk alışlarında sevişirken ayla yıldızlar.inletiyorlar hergeceyi bıkmadan usanmadan..üşengeçliğime ters bir şekilde izliyorum çarşafına sarılmış sigaramla...ben artık bitiyorumKİ izmaritine yaklaştım artık hayatın..kültablam hazır ve nazır kıthasında bekliyor söndürülmemi..bir kardeş yanlızlık daha hediye ciğerlerimden..son kalana iyi bakma benden...ben artık o bildiğin iyi adam değilimKİ.....

4 Aralık 2011 Pazar

Küçük bir martı bu Jonathan,
Küçük bir martı o kadar.. 
Uçmak istiyordu Jonathan,
Uçmak istiyordu ama farklı.. 

3 Aralık 2011 Cumartesi

ihtimal uzak..


akşam edasında dikerken fidanlarımı parseli dört bir yan ömrümün beş para etmez ederiyle dilekler bırakıyorum her yanına....karanlığa aydınlıktan,yakın-ı uzak senden bana bir bakarcasına ferahı sönük gözlerime bakıyorum aynada..kıpırtıları tutamıyor deminde bu akşam seni..sığınmış tomurcuklarımda birşeyler gizli..demi patlamaya hazır pimi çoktan çekilmiş yüreğimin..uzanan ellere tebessümle bakabilme ihtimali çok uzaklarda şimdi..cümlelere sığınırken akşamın yalan karanlığıda; bakıyorum derinden penceremden geçen vapurlara..alıp giden yağmur damlalarıda geldi bugün ziyaretime sanki nispeti kusarcasına..işte gitti yine elim sigara paketine içinden çiğerime bir hediye daha..derin derin işleyen sessiz ve sedasız aynı gidişin gibi...son nefes şimdi en derininden ve söndürülen bir yalan daha bu gecede ömrün kül tablasında......


tayfun

2 Aralık 2011 Cuma

göv(dem)deki ev...


perde açık ay çarpıyor bu gecede karanlıktan içeri..bir belirsizlik hakim evin içinde..karanlığa gömülü bir çocuk birşeylerden korkarcasına..köşedeki aynaya bakan bir yüz aynası sağlam yansımasına bakabilen yok..bu evde tuhaf bir şeyler var soluk alınması bile mümkün değil..dumanlar kaplamış her yanı kapıya komşu bile yok...dört kapı var açılan hepsi birbirine birde çıkış ama bulabilene..anlatmışlardı bana buranın hikayesini bir giren çıkamıyormuş..kocaman bir gövdesi var bu evin gövdeye sola yakın bu ev..hatırlayan varmıdır acaba bu evi..yada herkezin varmıdır  böle bir evi sahidende????her şey saklıdır bu evde derler dogrulu ne kadar doğru acaba??..sorularla çıkılmaz bu ewden en iyisi kıvrılayım bnde şu köşeye uzanayım karanlığa,kafamı dikeyim karşıya..gözlerim kararıyor..uykuya dalma zamanı..ahh hayır gövdemin solu acıyor benimde neyse bana müsade....

tayfun

ŞİZOFRENİ(m)


karanlık ve soğuk benim magaram..içinde bir kişi yatar sadece ölü gibi..aslında uzaklaşıyor benden.belkide kaçıyor..adımları büyük yetişemiyorum ona dur,desemde sesimde yetmiyor..yetişteremiyorum..bu gece daha karanlık, sanki ugultulu fırtına daha bitmemiş gibi..dışardaki sesler beynimin içinde..duvardaki saat tik tak tik tak ilerliyor onuda durdurmalıyım..mağaramı kapattı birisi.bu taşı ben koymadım oysa..nerdesin seni duyuyorum ama göremiyorum..lütfen meşgul et beynimi sardır makara gibi kendine..ihtiyacım var sana..dinlemeliyim sagırlığımda seni.. duyuyorum ki ben seni..nerdesin??lütfen birşey söyle sesinde gidiyor özleticekmisin kendini yine yoksa..uzun sürmediki sana kavuşmam bunu yapmazsın bana..elimi uzatıyorum hadi tut..hayır geri çevirme..tutsana..bak bana sırtını dönme durrrrrr..şimdi görüyorum seni uzaklaşma benden bak gözlerime.. ne kadar özledim seni gör..durrr gitme..aynam,çocuğum.. gitme...karanlık ve soğuk benim mağaram..içinde biri yatar,sadece bir ölü gibi..sadece aynaya bakarım bir ölü gibi.....


tayfun

nefesimSEN...


dört duvara sıkışmış bir haldeyim..sıfırın altında eksilerde..kafa öyle binbeşyüz iyi falan değil suratsızım..sağımda aynam yüzüme bakıorum mum ışığı altında..derinlere iniyorum çocuğumu aramaya..kapıları tak tak değil güm güm çalıyorum..hiç bir komşum çıkmıyor dışarı kimse cevap vermiyor..gören duyan diyorum yokmu yakınlarda.ama herkez üç maymunun ikincisi ve üçüncüsünü oynuyor bana..duymuyor beni konuşmuyor benimle...aynamda yüzüme daha yakına bakıyorum mum ışığını yaklaştırdım yüzeme sıcaklığı yakıyor suratımı alev topuna dönermiyim şimdi?...yok yok o cesaret yok bende çekil ışık yüzümden..karanlık daha yakın görebilme saatlerimde..derin bir nefesle üff söndün şimdi ciğerlerimde patlayan nikotin solugumda...karanlıktayım içinde biryerlerde gözlerimin..derin derin bakıyorum aynama görebildiğim tek şey suretin..dahada dahada dahada derine inmek istiyorum...derince kokluyorumm çekiyorum en dibine kadar çiğerlerime bırakmak istemiyorum.. orda kal çıkma biryere hücrelerimi seninle ısıtıyorum,seninle hayat veriyorum.. gözlerim sana yakılan bir dua edasında kapanıyor ve açıyorum tekrardan karşımda aynam ve bana bakan suretin beni ben yapan...ve işte bu zaman sırıtabiliyorum ben hayatımı sadece seninle yaşıyorum...çocuğumsa sadece sen bakarken yaşıyor nefes alıyor hayata dair....

tayfun yılmaz

SAHNE(bn)M...


bir ses duyarsın direnmemenin sesi direnememenin sesini..duyan varmıdır onu??yakınlarda çalar çanlarını dann dan diye vurur beyninine insanın..acıtır biraz ısınmaya başladıgında,çıtıt çıtır ettirir yüreğini..yapamadıkların aklına gelir ulaşamadıkların..sonra düşürsün birazcık inersin geçmişe çoçukluğa ulaşamadan ama, o kadar derin değil..istediğimiz dayanır aslında çocukluğa yada sadece benim öle oldu belkide..hatılıyorum başladığımda ilkime yazmaya falan değil koşmaya,düşünmeye yemeye falan hiç değil sadece gülümsemeye başladığım ilkimi hatırlıyorum..çocukca toyluğum titreyen ayaklarım,telaşım..şimdiden yine güldürdü beni yine..demişlerdi ozman bana büyüklerim bu ilkin olmucak ilk çıkışın buralara daha nicelerine kavuşabilirsin istersen,direnirsen..birazcık daha geçiyor zamanım koca yaşlarımı bitirdim yapabildiklerimi yaptım,insanlar tadıdım gözlemledim yapabildiğim kadarıyla ve elimin yettiğince devam etmekteyim hala..kızıyorum aslında kendime bazen ama haksızlık ettiğim yönlerimde daha fazla gibi nede olsa daha hiç bişe bitmiş değil...adımıma heyecanıma devam etmek için daha hiç birşey geç değil..özlüyorum bu kadar ayrılıkta bile aslında seni.. daha yeni oldu bu kısa ayrılık..seninle devam edenleri gördükce yüreğim dayanamıyor birazcıkk çıkmak istiyor oda=) hemencecik sana koşar adımlarla,sarmak istiyor seni ayaklarını yaramaz çocuklar gibi üstüne vura vura tozunu kaldırmak istiyor..sesini ulaştırmak en arkadaki sıralara en içtenliğimle..burdan duyuyorsundur beni daha zamanımız var seninle bu sadece kısa bir mola yola devam etmemize..sen bana bak ben seni keseyim koltukların arasından kokunu duyayım yekten yekten..gizlice el sallıyışlarımı gör..merak etme uzun degil bir reklam arası misali bizimki..çok kısanın kısasında beraberiz yine..kendine dikkat et.yapabildiklerimi yaptırabilen yanım,yapabileceklerimi gösteren geleceğim..dikkat et maskem..et kendine dikkat nice üstadaları üzerinde barındıran ve nice üstadları uğurlayan benim diğer tozuyla nefes alabildiğim yanım..kendine dikkat et SAHNEM..dikkat kendin et.....


tayfun

kapanış....

ne diyebilirim ki, sana bu gece..tükendiklerimden bahsetsem anlayabilir misin beni?..yine gidiyor desem,yine başlayanı yitirip mahvettim desem ellerimle herşeyi.inanır mısın bana??bakmak ama bak-amamak sana dair..ciğerlerim yine doluyor derin derin..fanustaki balık bir o yana bir bu yana..süresizi kısıtlamak kadar aptal beynim..kemiriyor yine içindekileri..daha daha soramamak kendime..ve dilimin ucundaki kesikle adımı zikir ederek duvarlara ve kendine..lanet etmek her seferinde seyir-i sefer ederken aynada paramparça olan gözlere bakmak desem anlayabilir misin beni??..ben anlamıyorum artık yapabildiklerimi yapamadıklarımı..hergeceyi kovalarken sabaha konuşamıyorum kendimle..elim uzanıyor yine tutamıyorum..çarşafına sarılmış tütünümü basıyorum kesiklerime acılarım dinmiyor..çığlıklarım sessizce ilerliyor damarlarımdan dışarı..ben kimim?? nerdeyimm ne yapıyorum??soluk almak nedir?siz insanlar yaşayabiliyor musunuz duvarınızı ördüğünüz dakikalarda,gecelerde...ben nefesimi tutuyorum..patlarcasına dakilar aylar ve yıllar boyu tutuyorum..saklıyorum birikiyorum..siz insanlar bir defa iniyorsunuz kör kuyunuza ve sallanan ellere gülümsüyorsunuz..ama ben her gece aynada söndürüyorum ışığımı gözlerimde..ve kuyusuna iniyorum hayatımın en dip derinlerine...kusura bakama bu gecede zamanını doldurduk sözlerinin derin bir nefes ve kapanış derin kuyuya...........


TAYFUN

bitişim...


basıkığımın altındayım..bir sürüngen gibi taşımın altında sıkışmışım hareketlerim engelliyor bedenimi..nefes almam dahada zorlaşıyor her dakika..bir umut bekliorum ama çığlıklarım taşımdan sekip kulaklarımda yankılanıyor sadece..dahada eziliyorum taşımda..kurtulmam artık imkansız..imkansızlığımı yaratan benime bir taş ben basıyorum aslında..güneş alnında ateşe verilen otlar gibi çıtırtılarım, derimi soyarcasına beni ben yapanlardan koparıyor derin derin acımasızca...yaşlarım süzülürken yanaklarımdan kimsem yok etrafımda..ölümün korkusu sarmıyor,yanımdan bile geçmiyor...yanlızca özlediğm benliğime çığlıklar atmak istiyorum ama artık takatim kalmadı..üzerimdeki ağırlık bana fazla..soluğum keslmek üzere gözlerim yine ağırlaştı yaşlarım kurumaya yüz tuttu yanlızlığında...dayanamıyorum ve ben artık adım adım bitiyorum kapatıyorum gözlerimi.....


 tayfun

gidişin..

bilinmezliğin ardına gizlenip gitmek...bir neden bile belirtmeden elle tututlur..ardında bırakılan birşey mi varki dönüp bakmak umursamazlığını saçarak..peki neden nedenler yok??açıklaması vardı oysa hayatımızda saçma sapan olan herşeyin..bardağın eldn kayıp gitmesi gibi seni yitirmek.aniden ve habersizce...sıcaklığına sığınarak büyüttüm ben içimdeki çocuğumu.senden namelerle uyuttum hergece usanmadan sana dair şarkılarımı söyleyerek..hep düştüm ömrümün tozlu topraklı yollarında dizlerim hep ağrıdı benim,ama sana koştum yine ben durmadan,duraksamadan..soluğum yanında kesildi,tomurcuklarım yanında aktı gözlerimden kimi zaman sevinçten kimi zaman gidecek olmadan..sensiz bir sensizliği kaldırcak durumda değildim..içimde hep bir yer eksik ağlamaklı şimdi sen gittin ardına bile bakmadan..ben aynıyolda durdum her zman döneciğini umarak..her defasında ciğerime bir şeyler hapis ettim,söndürdüm..vaatlerim peşin sıra kovaladı her geçen gün akrep,yelkovan misali..aynı yollarda yürüdük belki ama yollarımız kesişir diye umdum ben..ben yine düştüm kalkacak derman kalmadı bu sefer dizlerimde..bir son defa istedim son defa..şarkılarınla uyumak,yeniden merhaba diyebilmek için gene ufakta olsa bir son defa istedim...çıkıp gittin artık ne söylesem boş ne yazsam boş..hep seni özledim..saçma sapan düşüncelerin arkasında hep seni bekledim..ben hiç bir zaman gidemedim aynı yerde durdum.bakışlarım bile kaçamadı gittiğin o yolda.ama sen yine gittin ve gidiyorsun...sözlerimi tükettim bitirdim kendimi..kendime bile yetemez oldum..bana tek kalan yaşamak oldu ne oldugunu bilmeden yaşamanın,her gece resimlerine bakarak ve içimin yangınlarını söndürebilme hayaliyle ağlamak...


TAYFUN

bir hallerim


borçlu girdiğim bir gece daha kendime dair..yanlız başıma oturmuş şarkımın gönül edasında sigaramdan çıkan dumanı izliyorum..ciğerlerime tek nefes veren,ve ışığını kibrit şulesinden alan sigaram yanıyor kendi tablasında edasızca derin derin..düşüncesi külü kadar karartmıyor içini..bir varmış bir yokmuş edasında yanıyor yanıyor ve sönüyor..dansını izlemek keyif veriyor..aslında kendimi buluyorum belkide ben onda..biraz bana benziyor kendi yakıyor kendi söndürüyor içini..ama bu günlerde başka bir hal var diyorum kendime oda bana öyle söylüyor..mutsuzluğu onun dumanı gibi atmışım kendimden..mutluyum ve gülümsüyorum..umarsızca ve bilmeden..aslında buda keyif veriyor bana..artık yatmadan önce hayallarim geri geliyor..selamlıyor kuytu karanlıkta..bana bir haller oluyor..uyanır uyanmaz banyoya koşup kendime bakıyorum..yüzümde eskiden kalma çizgiler bu sefer yerini gülümsemeye bırakıyor,onunla birlikte dahada bir hoş görünüyorlar gözüme..demiştim ya bana bir haler oluyor..fikret abi çalıyor şimdi gönül diyor gitmez diyor..bir fena şimdi dört odacıklı solum atışlarını kontrol edemiyorum..kafesimden fırlayacak gibi sanki ele avuca sığamıyorum..çocukken mahalleden geçen domdurmacının köşeden çıkıp gelmesini bekler gibi bir bir tuhaf bir haldeyim..dedim ya size bana bir haller oluyor..heyy domdurmacı bana iki tane domdurma versene.hepsi benim için değil merak etme biri bana biri gülümsememe..bakma bana öyle mutluyum ve gülümsüyorum...çünkü ben seninle yaşıyorum ve seninle gülümsüyorum....

TAYFUN

ayna-aynIM

eeee hani nerdesin bu gece.. karartıp duruyordum içimi bütün gün hayalimi bile yaşatmadın bana..gülümseyemedim selam veremedim kendime...kaçarcasına adımlarım kovalıyor beni..ardıma gölgemi bile bırakamıyorum..yürüyorum yolda gözü kapalı..yanımdan geçenler kafalarını aşağıya eğiyorlar..merhaba diyorum..sesim boşluğunda yankılanıp geri dönüyor bana..maneviyatım sona erdi bu gece. kendimi daha fazla tutamıyorum ağlamak istiyorum akın akın taşmalıyım pınarlarımdan bu gece kendiime teslim olmalıyım...ama olmuyor..elim paketinden bana bakan tütün parçama gidiyor.alıp onu dudaklarımdan ciğerime basıyorum derin derin..saat ilerliyor salisesini ben kovalıyorum,akrep ve yelkovana iş bırakmıyorum bu gece..eee hani nerdesin??ayna-aynIM söyle bana nerdesin........bulamadım seni bu gecede....Neyse hadi bana müsade.

son dans....

bağırsam ne kadar duyulur sesim..avazım yeter mi anlatmak istediklerime ...ne kadar kötü olsamda anlatırım ve bilirsin sen beni..sığınırken şişemin gölgesine bir ışıkla aydınlatırım karanlığımı çakmağımın taşını sürterek mazime...her nekadar uzak bana uzak diye nitelendirdiklerim..neden kulağım aşınırki sağırken ve bu kadar duymazken işitme kaybımla...aşındıran birşeyler var bu gece gidemiyorum yakında olsa bir uzak öteye..aklım karışıveriyor çekerken dumanını hayatın,üflemeye takatim kalmıyor..hernefeste kendimi birazcık daha bitiriyorum..ben bu gece birazcık daha istiyorum şişeden içmek hayatı..kana kana doymadan,bitsin istemiyorum bu geceye dair herşey....aslında birazda bulanık aklıma gelenler şizofren benliğime kazınanlar beni alıp götürmeye çalışıyor..direniyorum tırnaklarımı kazıyarak..adımlarım sağlam ve nefessiz bir ölü gibi..melodisinin ıslığı kulağımda hayatınn emin adımlarla çağıran birşeyler var ..bugün dans gecesi...kalkıyorum ayağa bir hışımla..ellerim açık bir duaya yakarırcasına haydi dansa hayat,haydi dansa sevdiklerim,haydi dansa nesefesim yetemediklerimm..son oyun zamanı şimdi...son oyunun melodisi bitmeden eşlik edin sizde..durmak zamanı değil şimdi haydi son dans haydi......

Çaba..

Gitmeye yakın olduğum zamanlarda ileri sürebilmek için hep çabaladım...Biraz yavan olan konuşma çabamla dilimin dönmediği cümlerimi hep bi...