Kendime bile sölemekten çekindiğim yalanlarım vardı
benim..Biliçsizliğimle taş kaldırımın dibine uzanmışım..Asvaltın ateşi
sırtımı dağlıyor adeta..Karışıp giden yıllarıma inat of çekesim
geliyor...Nefesim kursağımda kalıyor dilimin ucuna yetişemiyor...
Annemin demli çay kokusunda mutfakta kahvaltı yaparken bir çocuk
suretini hatırlıyorum karşımda hep..Ben onunla konuşurdum içten içe her
dakika..Otobüste yerim hep koridor tarafıydı benim çünkü o daha çok
pencere kenarını severdi ve yol ışıklarının altında kaybolum geri
belirirdi..Yazmaya sıkıntılı olduğum saatlerimde her zaman karşıma
oturdu..Gülümsememin iticiliğini bir yana bırakıp gözlerinin içine
bakarak yalanlar boşaltırtım ona..Oda hep yemiş numarası yapıp hızlıca
kalkar yerinden ve gülümserdi sarılırdı boynuma...Zaman simetrisi bile
hep ileriye akarken hayatımın,bende her geçen dakika özlüyorum ona dair
anılarımı...Kopamadığım geçmişimin düştüğüm yollarında dizlerimin
kanayan yerleri sızlıyor böyle durumlarda...Fakat bu durumlarda karşıma
aldığım küçük çocuğum artık yok..Benim kayboluşumda oda kendini
kaybetmeyi seçti.Yada ben yine bir yalana daha sığınarak cümlelerimi
kendimi avutur gibi beyin kemirgen yüreğimin ıslak gözyaşlarını
dindirmek için sıralıyorum ardın sıra...Affetmenin telkinine sığınmak
artık manasız geliyor..Kaçacak bütün fare deliklernin önüne betondan
duvarlar örülmüş...Peki ya şimdi diyorum karşıma çıksa ve sorsa bana
kaldırımın kenarındayken ışıkların altına teslim olduğunda neden beni
yanına almadın? yada bir ufak kol mesafesi açıp yanına uzanmama neden
izin vermedin diye...İşte böyle çaresiz gecelerden kaçmak için belkide
kendmi yalanlarımla kandırıyorum..Bir çocuğun ölümünü kabullenmek mi
daha zor yoksa onu bırakıp gitmek mi??Sorularım peşin sıra kovalıyor
yanıtınlamak için artık aynaya bakmıyorum..Aslında bende gizliden
gizliye ağlıyorum sanırım itiraf edebildiğim tek şey bu
benimde....Çocukluğumla büyürken yanında bende nefes aldım
seninle..Omzumdaki desteğinle asıl sen büyüttün beni ve ben seni on
dukuzunda bir gençken bir kaldırım köşesinde o ışığın altında terk
ettim..Beynime faili meçhul kurşunları sıkarak uzandım öylece kaldırımın
köşesine... ışığına bıraktım söyleyemediğim daha bir çok yalanla ve
aslında biliyormusun işte en çokta bu dağladı beni..Meçhul yaşadığım
hayatıma,meçhul bir ölüm ekledim sadece..Bir kol mesafesi
uzaklığında...hepsi bu kadar......
TAYFUN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder