21 Ekim 2013 Pazartesi

Yazamadıklarım-Çuklat

Bir başlık bulamadığım ve saatlere,saatce bakaraktan tersine çevirdiğim bir yelkovan-ı akrep kovalamacası içindeyim...Konuşmamı az önce yarıda kesip kendime ısmarlamak istediğim kağıda sarılı filtresiz yaşamım için düşüncelere daldım..Aslında çok  çok iyi değilim bugün, hani gecemi bırakmadım portmantonun üzerine yada şapkama bakaraktan hangi köşesinin daha keskin hatlarda büküldüğünü incelemedim,yani bana sorarsan bugün yaşamadım..Yaşamak demişken hatırlarmısın bilmiyorumda tarihi tadından bozuk bir çukulata vardı yada doğrusunun hala hangisi olduğunu bilmediğim ve kısaca söylediğim bir çuklat..İçerisinde neler var diye bakmıştık daha kendi içimizde neler olduğunu bilmeden ve hemen heycana kapılaraktan okumaya başladık,kocaman harflerle süt,çikolata ve arasına giren bir karamelden bahsediyordu..işte o zaman anlamaya başlamıştım karamelize bir renk cümbüşünle girmiştin sende araya fakat ben sana bunu hiç bir zaman söyleyememiştim..Neyse..Sen bu esnada 'yaşamak işte ben buna yaşamak derim' demiştin ve ben sana cevap verememiştim.Çünkü ağız dolusu çuklatın bozuk olduğunu,mideme giren inceden bir krampla anlamış ve sadece kusmak istemiştim...Nereden geldi benimde aklıma bilmiyorum ama bunu söylerken çocukluk yanıma,hiç bir saç telini bile artık hatırlamıyorum yada belkide yine ben hatırlamak istemiyorum...Karamel tadında yaşamak istedin sen hayatını fakat ben sana bu söylemekten hep çekindim ben karamelden nefret ederim..Belkide bundandır artık bir araya gelipte sadece benim kültablasında bir nefes söndürüşüm ve senin bu duruma sessiz kalışın...Aslında söylemsizliğine hayranım fakat............Neyse ben yine söylemeden yazamıcam yada sen yine anlamıcaksın....İyi geceler..

Tayfun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çaba..

Gitmeye yakın olduğum zamanlarda ileri sürebilmek için hep çabaladım...Biraz yavan olan konuşma çabamla dilimin dönmediği cümlerimi hep bi...