Bir başlık bulamadığım ve saatlere,saatce bakaraktan tersine
çevirdiğim bir yelkovan-ı akrep kovalamacası içindeyim...Konuşmamı az
önce yarıda kesip kendime ısmarlamak istediğim kağıda sarılı filtresiz
yaşamım için düşüncelere daldım..Aslında çok çok iyi değilim bugün,
hani gecemi bırakmadım portmantonun üzerine yada şapkama bakaraktan
hangi köşesinin daha keskin hatlarda büküldüğünü incelemedim,yani bana
sorarsan bugün yaşamadım..Yaşamak demişken hatırlarmısın bilmiyorumda
tarihi tadından bozuk bir çukulata vardı yada doğrusunun hala hangisi
olduğunu bilmediğim ve kısaca söylediğim bir çuklat..İçerisinde neler
var diye bakmıştık daha kendi içimizde neler olduğunu bilmeden ve hemen
heycana kapılaraktan okumaya başladık,kocaman harflerle süt,çikolata ve
arasına giren bir karamelden bahsediyordu..işte o zaman anlamaya
başlamıştım karamelize bir renk cümbüşünle girmiştin sende araya fakat
ben sana bunu hiç bir zaman söyleyememiştim..Neyse..Sen bu esnada
'yaşamak işte ben buna yaşamak derim' demiştin ve ben sana cevap
verememiştim.Çünkü ağız dolusu çuklatın bozuk olduğunu,mideme giren
inceden bir krampla anlamış ve sadece kusmak istemiştim...Nereden geldi
benimde aklıma bilmiyorum ama bunu söylerken çocukluk yanıma,hiç bir saç
telini bile artık hatırlamıyorum yada belkide yine ben hatırlamak
istemiyorum...Karamel tadında yaşamak istedin sen hayatını fakat ben
sana bu söylemekten hep çekindim ben karamelden nefret ederim..Belkide
bundandır artık bir araya gelipte sadece benim kültablasında bir nefes
söndürüşüm ve senin bu duruma sessiz kalışın...Aslında söylemsizliğine
hayranım fakat............Neyse ben yine söylemeden yazamıcam yada sen
yine anlamıcaksın....İyi geceler..
Tayfun
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder