sabahı sabah eden naralarım
avazımın yarısında kaldı.bilmek istediklerime bin adımı giderken bir
adım ileri bir adım geri takip ettim hep.dinlemekle söylemek arasında ki
ince çizgide takılı kaldım.bugün soluk almak yasak dediler fakat
inadına göğsüm ileri fırladı ve ben kala kaldım bir
başıma..çiğerlerimden süzülen bir kendini bilmez dumana boğulmuş şekilde
annemi düşündüm yine..uzaktan baktı ve gel yanıma dedi..dışlanmış
benliğimle,yanına takatsiz kollarımı bir bulut edasında havada
kaparcasına salladım..beni rüzgar anladı birtek,ama savurgan benliğine
işlemiş bir benle salladı gitti ve oda umursamadı..ben bu gecede kötüyüm
işte anlatmak istediklerime dilim dolanır söyleyemem...sadece
vazgeçtiğim korkularım siyahını yüzüme vururken bir duğa iniltisinde bir
başımayım,içimdeki çığlıklarımla....hatırlarmısın bilmem fakat ben tam
olarakta hatırlamıyorum, bir baraka altında yıkık dökük bir gecede
başlamıştık sevişmeye ve o denli devamsızlığı yakalayan bir yönetmenin
edasında sanatsız ve ruhsuz kesişi vermişti ellerimiz...o anda
dünyamızın yörüngesi kaydı milimetrelerce fakat gözlerdeki çaresiliğimiz
dile gelemedi ve günahını haykıramadı belkide...ama olsun demek kadar
kalp atışlarımız besledi bizi...hikayenin sonundaki çocuk gibi bir banka
oturdum,kaldırıma yakındı sanki bir araba önüne atlayacakmış gibi
oldum,elimde bira şişesi...cebimdeki tütün,göz yaşlarımla ıslanmış ama
sarmasına deme keyfime....ciğerlerim yine seninle dolu...belki bunu
hatırlarsın cebimde tütün dolu terk etmiştin beni belkide ıslak göz
yaşlarına bu denli sarılmam ondandır...rüzgar esiyor yine ve bir
yaprağın yere sürtme sesi içimi burkuyor....sonbahar aylarını geçtik
oysaki mevsim yaseminler zamanı..hani kırılganlıkta açan o narin
çiçeklerin zamanı..ahhh demekten başka birşey gelmiyor sabırsız
atışmalarımda..bu kadar uzakta durman ne denli doğrudur ki...aslında
bende biliyorum güneş doğsada anlamsız yasemin gülüşlerinde bir çiçek
edasında benim sen olduğumu bilmeyeceksin....içim desen büyük anlamsız
ve yorgun beni korkutan bir ben..yollarım sana çıkmaz ama amasıda yokki
bu cümlenin...aynısının tıpkısından farksız bir sesle seni
fısıldıyorum...fakat,söylmek istediklerim uyanınca duvarlara sıkışmış
şekilde bir ben ve yanlızlık kesişiyor....sararıp solan pencere
önündeki,senden kalan çiçeklerin yaprağındaki,kelebeğin uçmak istemesi
gibi bir sabahı selamlıyorum içimde bir sen ve kavuşulmaz
özlemlerin..savrulup giden yıllarımla ve yaralarımla içimde tek bir
cümle çıkıyor ağzımdan merhaba dünya hepsi bu...............
TAYFUN
TAYFUN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder